Sevgili İstanbullular, çok değerli katılımcılar, hanımefendiler, beyefendiler. Ülkemiz adına tarihe şahitlik ettiğimiz bu güzel günde sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. İstanbul bugün tarihi günlerinden birini yaşıyor. Türkiye tarihi bir anını yaşıyor. 6 kıtanın en büyük havalimanı bugün burada yükselmeye başlıyor.
Bu tarihi ana şahitlik etmenin bahtiyarlığı içindeyim. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu gündem bugüne nice büyük yatırımlara, projelere şahitlik etti ancak bu proje çok farklı bir yerde duruyor. Büyüklüğü ile kapasitesi ile bu proje cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bu havalimanı 76.5 milyon metrekarelik bir alan üzerine inşa ediliyor.
"DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ OLACAK"
500 uçak kapasitesi ile 70.000 araçlık otoparkı ile, yıllık 150 milyon yolcu kapasitesi ile dünyanın en büyüğü olacak. Bu millete bu yakışır. Bu ülkeye bu yakışır. Burada adeta büyük bir şehir inşa ediyoruz. Havalimanı hizmete girdiğinde yıllık ortalama 120 bin kişi burada istihdam edilecek. Bir şehirde olması gereken ne varsa bu havalimanında bunların hepsi bulunacak. Havalimanı kendi enerjisini üreten, yeşil bir havalimanı olarak inşa edilecek. Sadece büyüklüğüyle değil, yeşiliyle sosyal altyapısı ile dünyanın en büyük havalimanını kazandırmış olacağız. Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında merkez haline getirilecek.
"GEZİZEKALILAR BU HAVALİMANINI HAZMEDEMEDİLER"
Bu yatırımın burada temelini atarken 77 milyonun her bir ferdinin gurur duymasını istiyorum, arzuluyorum. Türkiye artık bu seviyelere ulaştı. Geçen yılın mayıs ayında bazı Gezizekalılar türedi. Bu gezizekalılar maalesef bu havalimanını hazmedemediler. Onların böyle devasa bir havalimanının yapılmasını tahayyül etmesi mümkün değildir. Onların hayalleri bizim fiillerimizin ulaştığı yere ulaşamaz.
2017'de bu havalimanının ilk etabını inşallah açıyoruz. Türkiye dünyanın en büyük havalimanını inşa edecek seviyeye ulaştı.
Vatan hainleri yüksek hızlı tren hatlarının kablolarını kestiler. Şu anda tamirat yapılıyor, çok kısa zamanda Ankara-İstanbul YHT'nini devreye alıyoruz. Buradan Yavuz Sultan Selim Köprüsü de geçecek. 5 bin kişi de orada çalışıyor. Biz bu ülkeye aşığız, bu millete aşığız. Bunları beraber yapacağız. El ele vereceğiz.
"YAN GELİP YATANLARIN İŞİ DEĞİL BU"
3. köprünün üzerinden bir de yaylı sistem. Oradan da bir tren geçiyor. Marmaray'ın güneyinden otomobiller için tüp geçit. Yan gelip yatanların işi değil bu. Bu büyük proje inanın tüm projelerimizi taçlandıran bu proje. Bu proje Türkiye'nin artık nerelere ulaştığını gösteriyor. İşte onun için 77 milyon aziz vatandaşlarımın bu heyecanı hep birlikte paylaşmalarını kendilerinden istirham ediyorum.
Bundan 99 yıl önce varımızı yoğumuzu ortaya koyduk. Kurtuluş Savaşı ile yorulmuş bir millet yeniden ayaklar üstüne yükseldi. Sadece bir kaç hat tren yolumuz vardı. Fabrikalarımız, barajlarımız yoktu. Millet olarak umudumuz vardı. Göğsümüzde imanımız vardı. Yanmış, yıkılmış topraklar üzerine cumhuriyeti inşa ettik. Zor zamanlarda ümidimizi kaybetmedik. Onurumuzdan taviz vermedik. Aç da kalsak gururumuzu çiğnetmedik. Çok bedel ödedik. İşte o bedelin, o sabrın neticesi olarak bugünlere geldik.
"BU SADECE BİR HAVALİMANI DEĞİL..."
1981'de bir işadamı bayrak direği için ip ithal etmişti. O zaman bunun için sevinmiştik. Başarıya gerçekten susamıştık. Osmanlı cihan devletine, Büyük Selçuklu Devletine bakıyorduk. Çatışmalarla bizim ülkemiz kaynaklarını israf ediyordu. Biz 12 yılda yaptığımız projelerle makus talihi değiştirdik. Akılla, imanla, kardeşlikle neler başarılabileceğini ispat ettik. Bugün sadece havalimanı değil, milletin özgüvenini inşa ediyor, karamsarlığı tamir ediyoruz. Bu projeye yönelik düşmanlıklara bakmanız yeterlidir. Biz bu havalimanının ihalesini yaklaşık 13 ay önce yaptık. Bir süre sonra Türkiye'de nükleer santral yapmak için Japonya ile anlaşma yaptık.
"ENGELLERİ, KUMPASLARI AŞTIK TEMELLERİ ATIYORUZ"
Bütün bunlar birilerini çok ciddi şekilde rahatsız etti. Burada açık açık ifade edeceğim. Geçen yıl sokağa çıkanlar günlerce cam, çerçeve indirenler. Polisle çatışanlar arkalarında kan, ölüm, gözyaşı bırakanlar aslında hiçbir zaman neye alet olduklarını anlamadılar. Onlar maşa olarak kullanıldılar. Piyon olarak kullanıldılar. Türkli makus talihini yenerken, o sokağa çıkanlar, Türkiye'nin yürüyüşünün durdurulması için kullanıldılar. Onların derdi ne ağaçtı, ne fidandı. Bu kendilerini solcu, çevreci, antikapitalist müslüman, muhalif zannedenler sadece piyon olarak kullanıldıklarını anlayamadılar. Bu eylemlerde yer alanlar en azından nasıl kullanıldıklarını anlamıyorlardı. 17 Aralık'ta ne yaptığını gayet iyi anlayan bir çete karşımıza çıktı. Burada bu büyük havalimanı projesini ihale ile kazanan işadamları hedefe konuldu. Amaç yolsuzluk değildi, Marmaray'ı, 3. köprüyü, bu projeyi engellemekti. Türkiye'ye saldırı düzenlediler. Engelleri, kumpasları aştık temelleri atıyoruz. Bu 5 firmaya teşekkür yazısı yazmaları gerekirken bu tür yanlışın içine girdiler.
"HİÇ ÖLMEYECEKMİŞ GİBİ DÜNYAYA, HER AN ÖLECEKMİŞ GİBİ EBEDİYETE ÇALIŞACAĞIZ"
Türkiye artık eski Türkiye değil. Engelleri aştı, olması gereken yere ulaştı. Bu bölgede artık biz varız. Bu dünyada artık biz de varız. Artık gündemi belirlenen bir Türkiye yok, gündem belirleyen bir Türkiye var.
Biz barış için varız. Dayanışma için, hukuk ve adalet için varız Adaletin mücadelesini veriyoruz. Biz bugün varız, yarın belli olmaz, herşey olur. Biz ölüme inanmış insanlarız ama ölümden korkan değil ölümü korkutan olacağız. Her nefis ölümü tadacaktır. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, her an ölecekmiş gibi ebediyete çalışacağız. Bu dava inşaallah kesintisiz olarak devam edecek.
Bu çalışmalarda yanımda olan Binali Yıldırım kardeşime, Ulaştırma Bakanıma, tüm teknokrat bürokratlarımıza, firmalarımıza, işçi kardeşlerimize herkese şimdiden başarılar diliyorum.
KAYNAK: AjansHaber


0 Yorumlar