TWİTTER CANLI

İSRAİL'İN ORTADOĞU PROJESİ!

Yıl; 1982!
İsrail'in ünlü Enformasyon dergisi bir rapor yayınlamıştı.
Rapor, 'İsrail için Strateji' başlığını taşıyordu.
Bu eser orijinal olarak İbranice KIVUNIM (Yönler),’de yayınlanmıştır.
This essay originally appeared in Hebrew in KIVUNIM (Directions), Musevilik ve Siyonizm için bir dergi; Sayı No, 14-Kış, 5742, Şubat 1982!
Editör: Yoram Beck. Yazar komitesi: Eli Eyal, Yoram Beck, Amnon Hadari, Yohanan Manor, Elieser Schweid. Tanıtım bölümü / Dünya Siyonist Organizasyonu, Kudüs’ tarafından yayınlanmıştır.
Raporu kaleme alan İsrail Eski Dışişleri görevlisi Oded Yinon'du!
Bugün Ortadoğu'su o günlerde kaleme alınmıştı.
Ortadoğu ayrıntılı bir şekilde parçalanmış ve bu parçalardan birden fazla devlet ortaya çıkarılmıştı.
İşte o rapordan bazı alıntılar;
Lübnan din ve mezheplere göre beş bölgeye bölünecekti.
Müslümanlar, Katolik Maruniler, Şiiler ve Dürziler..
İsrail işgalindeki topraklar İsrail denetiminde ayrı bir bölge olarak oluşturulacaktı!
Irak'ta 3'e bölünecekti.
Güneyde Şii, Kuzeyde Kürtler, Ortada Sünni bir devlet kurulacaktı.
Suriye ise 4'e bölünecekti.
Kuzeyde Alevi bir devlet, Halep'te Sünni bir devlet, Şamda'da yine başka bir Süni devlet, İsrail sınırında ise Dürzi bir devlet kurulacaktı.
İlgili bu raporda, tüm Arap devletlerinin daha küçük parçalara bölünmesi ifade edilmektedir. 
Bu raporu dışında diğer bir örnek vermek gerekirse, Ze’ev Schiff, Ha’aretz’in askeri muhabiri (ve muhtemelen bu konuda Israil’de en çok bilgiye sahip kişi), bir yazısında Irak’ta İsrail için olabilecek en iyi şeyin:” Irak’iın Şii ve Sunni devletler ve Kürt tarafının ayrılması” (Ha’aretz 6/2/2982) olacağını yazmıştır. 
İsrail devletinin gerçek amacı açıkça ortadadır. 
Siyonist Emperyal İsraili bir dünya gücü haline getirmektir. 
İsrail'in hedefi tüm dünyayı aldattıktan sonra Amerikalıları da aldatmaktır!
Görüldüğü üzere bugün bölgede yaşananlar 1982 yılında yazılan raporla birebir örtüşmektedir.
Peki, Rusya Ortadoğu’da ne arıyor?
Neyi amaçlıyor?
Gorshkov doktrini okyanusların ve üçüncü dünyanın cevherce zengin alanlarının kontrolünü önermektedir. 
Bu doktrinle birlikte, Batı’nın askeri gücünün yok edileceği ve sakinlerinin Marxism-Leninizm’in hizmetinde köle yapılacakları  nükleer bir savaşı yönetmenin, kazanmanın ve sonrasında var olmanın mümkün olduğunu savunan güncel Sovyet nükleer doktrini, dünya barışı ve kendi varoluşumuzun önündeki en büyük tehdittir. 
1967’den beri, Sovyetler Clausewitz’in atasözünü “ Savaş, siyasetin nükleer araçlarla sürdürülmesidir” olarak değiştirmişler ve bu sözü tüm politikalarının yönlendirilmesinde şiar edinmişlerdir. 
Putin önderliğindeki Rusya, günümüzde şu anda bile bölgemizde ve dünyada bu hedeflerini uygulamaktadır ve ülkemizin ve dünyanın geri kalanının güvenlik politikalarında, bunlara karşı koymak önemli bir kısım haline gelmektedir. 
Bu bizim en önemli dış sorunumuzdur.(1)  
Gelelim İsrail’in Stratejik raporuna!
İsrail’in bu planı 80’lerde masaya yatırmasının kendince gerekçeleri ise şunlardı;
Artık Yahudi nüfusunun dörtte üçünün nükleer bir dönemde büyük bir tehlike yaratan ve yoğun bir şekilde yerleşilmiş olan kıyı şeridinde yaşaması mümkün değildir. 
Dolayısıyla nüfusun dağıtılması mümkün olan en yüksek mertebedeki milli hedefimizdir, aksi taktirde hangi sınır içerisinde olursak olalım varoluşumuzu sürdüremeyiz. 
Judea, Samarya ve Galile ulusal varlığımız için tek garantidir ve budağlık bölgede hakim çoğunluk haline gelmez isek ülkeyi yönetemeyiz ve zaten kendilerinin olmayan, birer yabancı oldukları bu ülkeyi kaybeden Haçlılar gibi oluruz. 
Demografik, stratejik ve ekonomik olarak ülkeyi tekrardan dengelemek bugünün en önemli hedefidir. 
Beersheba’dan yukarı Galile’ye kadar olan su havzasını ele geçirmek için şu anda Yahudi’lerin bulunmadığı dağlık araziye yerleşmek çok mühim bir stratejik düşüncedir.(2)  

Orijinal dipnotlar
1. Admiral of the Fleet Sergei Gorshkov, Sea Power and the State, London, 1979. Morgan, loc. cit. General George S. Brown (USAF) C-JCS, Statement to the Congress on the Defense Posture of the United States For Fiscal Year 1979, p. 103; National Security Council, Review of Non-Fuel Mineral Policy, (Washington, D.C. 1979,); Drew Middleton, The New York Times, (9/15/79); Time, 9/21/80.  
8. In his book, former Prime Minister Yitzhak Rabin said that the Israeli government is in fact responsible for the design of American policy in the Middle East, after June '67, because of its own indecisiveness as to the future of the territories and the inconsistency in its positions since it established the background for Resolution 242 and certainly twelve years later for the Camp David agreements and the peace treaty with Egypt. According to Rabin, on June 19, 1967, President Johnson sent a letter to Prime Minister Eshkol in which he did not mention anything about withdrawal from the new territories but exactly on the same day the government resolved to return territories in exchange for peace. After the Arab resolutions in Khartoum (9/1/67) the government altered its position but contrary to its decision of June 19, did not notify the U.S. of the alteration and the U.S. continued to support 242 in the Security Council on the basis of its earlier understanding that Israel is prepared to return territories. At that point it was already too late to change the U.S. position and Israel's policy. From here the way was opened to peace agreements on the basis of 242 as was later agreed upon in Camp David. See Yitzhak Rabin. Pinkas Sherut, (Ma'ariv 1979) pp. 226-227.  

FATİH KELEŞ
https://twitter.com/fatihkeles
https://www.facebook.com/trfatihkeles
http://www.fatihkeles.net/

Yorum Gönder

0 Yorumlar