TWİTTER CANLI

Kimsenin bilmediği Yeni Türkiye'nin 2023 stratejisi!

Cumhuriyet Tarihinden günümüze Türkiye  iki kere toprak birleşimi yaşadı.
Bunlardan biri Hatay diğeri ise  Rumların Enosis hayali ile Kıbrıs'ta işgale ve katliama kalkışması neticesinde askeri yöntemler kullanılmak zorunda kalınarak Kıbrıs'ın alınmasıydı.
**
Bugün Irak ve Suriye parçalara ayrılmış durumda.
Halep, Aynel Arab, Musul bu örneklerden bir kaçı.
Bölgedeki halklar güvenlik ve gelecek kaygısı ile büyük bir çıkmazın içinde.
Bu çıkmaz bölgede uzun vadede devam edecek gibi görünmekte.
Özellikle Halep büyük bir çıkmazın eşiğinde.
Aynel Arab'da da durum pek farklı değil.
Peki Bölge de neler oluyor?
Kimler, ne yapmak istiyor?
**
Halep ve Aynel Arab'ın Türkiye'ye sınır komşusu olması aslında her şeyi özetlemektedir.
Şimdi biraz geriye dönelim...
Merhum Özal o günlerde şu değerlendirmeyi yapmıştı; “Talabani Ortadoğu’nun Churchill’idir. İleride Ortadoğu’yu yönetecek bir makama gelirse şaşırmayın. Barzani ise feodal yapıdan geldiği için daha sağlamdır, daha güvenilirdir”
Bugün gelinen nokta Özal’ın öngörülerinin ne kadar yerinde olduğunu göstermektedir.
Yine Merhum Turgut Özal I.Körfez Savaşı sırasında; "Olaylar bu şekilde gelişirse, önümüzdeki 20-30 yıl içinde Gürcistan, Nahcivan ve Kuzey Irak, Türkiye’nin arka bahçesi olur" demişti.
Merhum Özal’ın bu açıklamayı yaptığı dönemde Gürcistan devletinin başında Şevardnadze bulunmaktaydı.
Şevardnadze o dönem ABD ziyaretinde verdiği bir demeçte, "Gürcistan, Rusya’nın güney ucu değil, Türkiye’nin kuzey ucudur" demişti. 
Sonra bakın neler oldu?
Putin çok geçmeden bu tezi ortadan kaldırmak için hemen harekete geçmişti. 
I.Körfez Savaşı’ndan sonra Kuzey Irak, Özal’ın tezine çok yakın bir noktaya gelmiş ve o günlerde Kuzey Irak’ta Türk Lirası’nın resmi para birimi olarak kabul edilmesi gündeme gelmişti.
Ancak o dönem de bölgede petrol hesapları yapan ABD ve İngiltere el altından Türkiye Merkez Bankasını yönlendirerek bu fikre karşı çıktırmış ve proje gerçekleşmemişti. 
Türkiye Merkez Bankasının İngilizlerin kontrolünde olduğunu bu konuyu yakından takip edenler bilecektir.
Bugün hala daha az da olsa Türkiye Merkez Bankası üzerinde İngiliz hakimiyeti devam etmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası ile yaşadığı Faiz tartışmasının sebebi de budur.
**
Bölgenin yıllardır Türkiye’nin çekim gücünde olduğu fakat bu çekim gücünün bütünleşmeye dönüşmemesinin sebebi Türkiye’nin yaşadığı meseleler (PKK Sorunu) ve yönetim şekli nedeni ile gerçekleşemediği görülmektedir.
I.Körfez savaşından sonra özellikle bugün bölgede yaşananlar Türkiye’nin kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunu ortaya koymaktadır.
Türkiye, Ak Parti’nin 2002 yılında iktidara gelmesiyle birlikte K.Irak yönetimi sıkı ilişkiler geliştirmiş ve bu ilişkileri çerçevesinde birçok somut adımlar atılmıştır. 
K.Irak’a gidenler bilecektir ki, Erbil,Süleymaniye ve Kerkük sokaklarında dolaştığınızda Türkiye’nin bir şehrinde olduğunuzu sanırsınız. 
***
Türkiye’nin ekonomik pastada en fazla ihracat yaptığı üç ülkeden biri de K.Irak’tır.
Başta ekonomik entegrasyon olmak üzere, siyasi, kültürel ilişkiler ve en son enerji ve petrol alanında yapılan somut anlaşmalarla bu ilişki doruk noktasına ulaşmıştır.
K. Irak’ın hemen yanı başındaki diğer komşu ülkelerle iş birliği yapmak yerine, Türkiye’yi tercih etmesi bu iki halk arasındaki dini ve kültürel bağlarında ne denli güçlü olduğunu gözler önüne sermektedir.
Türkiye’nin, K. Irak yönetimi ile yaptığı en son somut işbirliği ise; 50 yıllık petrol antlaşmasıdır.
Bu antlaşma gerek Türkiye’nin gerekse K.Irak yönetimin ekonomik anlamda menfaatleri açısından oldukça büyük önem taşımaktadır. 
“Bu bölgedeki petrol, dünyanın en son rezervlerden biri olarak kabul edilmekle beraber, sahip olduğu rezervin kalitesi ise başlı başına bir avantaj unsurudur.”
Türkiye’ye her yıl, bu enerji kalemlerinden dolayı yılda yaklaşık 100 milyar dolarlık bir fatura çıktığını düşündüğümüzde, bu antlaşma ile birlikte 100 Milyar dolar ülkemizin kasasında kalacak ve yine K.Irak’la yaşanacak entegrasyonun önemli bir gücü yaratacak olması küresel güçleri oldukça düşündüren bir tablodur.
Özellikle Yeni Türkiye’nin Millileşme hedefleri arasında bağımsız enerji yolları, Milli istihbarat ve askeri unsurlar olduğunu düşündüğümüz de, gelinen tablo ülkemiz açısından oldukça önemli bir gelişmedir. 
İşte, tüm bu gelinen noktayı gören ve bölgede Petrol’ün kontrolünü elinde tutan güçler bugün yine sahnede!
Bu sefer farklı bir yöntemle sahnedeler!
El altından sahneye sürdürdükleri tetikçiler ile bu gerçekliği bir dönem daha ertelemek için her yolu denemektedirler.
Senaryoyu yazan eller yine aynı eller!
K.Irak, Halep ve Aynel Arab’ın Başkanlık sistemine geçen Yeni Türkiye ile birleşebileceği gerçeğini gören aktörler içeride ve dışarıda yazdıkları senaryoyu yönetmektedirler.
Suriye’de faaliyet gösteren ve Esad’ı devirmek için sahneye çıkan IŞİD’in bir anda hedef değiştirerek özellikle K.Irak-Halep-Aynel Arab (Kobani) üçgenine saldırması oldukça manidar.
Özellikle bu üçgenin Türkiye’ye sınır olması da gözler kaçmamalıdır.
Bakınız, Halep artık Suriye’den tamamen kopmuş durumda.
Öyle ki, Esad Halep’i tamamen göz çıkarmış pozisyonda.
Bununla birlikte bugün Halep’te yaşayan insanlar bulundukları çıkmazdan ancak Türkiye’ye katılarak kurtulacaklarını belirtmektedir. Hatta birçok platformda Türkiye’ye katılmak istediklerini yüksek sesle dille getirmektedirler.
K.Irak’ta, gelinen noktaya aynı gözlerle bakmaktadır.
***
Geçtiğimiz yıllarda Uluslararası Kriz Grubu bir rapor yayınlamıştı.
Bu raporda; “Kürtt bölgesinin’ Türkiye’ye ‘yeni Musul’ olarak katılmasını tercih ediyor." 
Yine bu Raporda, böylece Türkiye’nin dolaylı olarak ‘Kerkük’e sahip olacağına dikkat çekilmişti. Rapordaki bazı dikkat çekici bölümler şöyle: 
"Kürt yetkililer, üst düzey Türk yetkililerle birçok kez bir araya geliyor. Tüm bu gelişmeler, Osmanlı sonrası Türkiye’nin hak iddia ettiği ‘Musul vilayeti’ fikrini yeniden canlandırdı. Bu kez istek Türk milliyetçi çevrelerinden değil, üst düzeydekiler dahil Kürt tarafından geliyor."

Özellikle yakında dönemde K.Irak’ta yapılan “Türkiye ile birleşmek ister misiniz?” anketi bu açıdan büyük önem arz etmektedir.
Yine Barzani’nin kapalı kapılar ardında “Türkiye’nin Başkanlık sistemine geçmesi halinde Türkiye’ye bağlanmak istediklerini belirtmesi” dikkate değer bir ayrıntıdır.
Aynel Arab’ın uzun vadede Türkiye ve K.Irak’ın desteğini almadan ayakta durması imkânsız. 
Devletleşme yoluna gitmesi halinde özellikle K.Irak ve Türkiye’nin bunu tanıması oldukça zor. BATI ve ABD’nin de buna sıcak bakmadığı aşikâr.
***
Yeni Türkiye’nin Başkanlık sistemi üzerinde durması bu açıdan değerlendirilmelidir.
Özellikle Başkanlık Sistemine şiddetle karşı çıkanlar iyi okunmalıdır.
Başta İngiltere, ABD olmak üzere bölgede petrol hesapları yapan bazı BATI ülkelerinin Yeni Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmek istemesini hemen her gün bunu manşetlerine taşıyarak şiddetle karşı çıkması ve bunun üzerinden algı operasyonu yürütmesi oldukça manidar.
Çözüm sürecine şiddetle karşı çıkarak içeride ve dışarıda çözüm sürecinin sabote edilmesi için her yolu deneyenlerin, Başkanlık Sistemine karşı çıkanların ta kendisidir.
İçeri de ve dışarıda Çözüm sürecine karşı çıkanlar bugün ne hikmet ise Başkanlık Sistemine de aynı şekilde karşı çıkmaktadır.
Türkiye’nin bölüneceğini gösteren haritalar yayınlayanlar bu haritalar üzerinden algı operasyonu yürüterek ‘bölünme’ algısı yaratmaya çalışmaktadır.
Oysaki durum bunun tam tersidir.
Bunu gerçekliği gören İngiliz ve ABD aklının derdi Türkiye’nin bölünecek olması değil genişleyecek olmasıdır.
Bu haritaları yayınlayan İngiliz ve ABD aklının Türkiye’nin bölüneceğinden endişe duyduklarına inanmak saflık olacaktır.
Şu bilinmelidir ki, başta Türklerle Kürtler olmak üzere Osmanlı’dan sonra birbirinden koparılan, ayrıştırılan ve güçsüz düşürülerek sömürülen, ezilen ve katledilen tüm mazlum Müslümanlar bugün değilse bile yarın mutlaka Yeni Türkiye ile yeniden buluşacak ve kucaklaşacaktır.
Bununla birlikte yeryüzündeki tüm mazlum Müslüman halkların yarınları da değişecektir.
Bunu hiçbir güç engelleyemeyecek!
Rabbimizin o günlere bizleri tanık etmesi dileğiyle…


FATİH KELEŞ
İstanbul 3.Bölge Ak Parti Milletvekili Aday Adayı
Twitter; FatihKeles
Facebook; TrFatihKeles
Web; FatihKeles.Net
Şubat 10, 2014

Yorum Gönder

1 Yorumlar

  1. Sayın keleş,doğru tektir gayret sizlerden lutuf ALLAH tandır.İnanın sayın Cumhurbaşkanımızın dolayısıyla AK partinin yanındayız,eyalet sisteminin Türkiye yi uçurucağını babamın işçi olarak almanyada çalışmasından dolayı benimde orada okuduğum yıllarda başkanlık ve eyalet sisteminin nemalarını bizzat görmüştüm.Yarınlar bizim ezilen değil yükselen TÜRKİYE,sagılarmla hürmetlerimle.

    YanıtlaSil